Soğuk Algınlığı Ve Korunma Yolları

Soğuk Algınlığı Ve Korunma Yolları

Soğuk Algınlığı Ve Korunma Yolları
6 Kasım 2016 tarihinde eklendi, 862 kez okundu.

Soğuk Algınlığı Nedir?

Özellikle soğuk aylarda görülen en sık görülen rahatsızlıklardan birisi soğuk algınlığıdır. Soğuk algınlığı, üşüme ve boğaz ağrısı ile kendini belli eden viral bir rahatsızlıktır. Hastalığa sebep olan virüsler birbirine benzeyen ancak birebir aynı yapıda olmayan mikroorganizmalardır. Bu nedenle hastalığın spesifik bir aşısı üretilememektedir. Soğuk algınlığı virüslerinin en önemli özelliği kolay yayılabilir olmalarıdır. Toplum içinde sürekli olarak yayılan virüsler bir kişinin yıl içinde birden fazla kez soğuk algınlığına yakalanmasına sebep olur. Ortalama bir değer vermek gerekirse çocuklar yılda 5-6 yetişkinler ise 2-3 kez soğuk algınlığına yakalanır.

Soğuk Algınlığı Nasıl Yayılır?

Soğuk algınlığına yol açan virüsler cansız ortamda 2-3 saat hayatta kalabilmektedir. Bu da virüsün yalnızca yakın temasla değil ortak alanları kullanmakla da bulaşmasına yol açar. Örneğin okula giden soğuk algınlığı hastası bir çocuk çevresindeki tüm arkadaşlarına bu virüsü bulaştırır. Virüs bulaşan çocukların bir tanesinde bile hastalık kendini gösterse yayılma zinciri devam ettirilir. Soğuk algınlığının çok hızlı yayılmasının bir sebebi de etrafa aşırı miktarda virüs saçılmasıdır. Çünkü soğuk algınlığı hapşurma, öksürme gibi doğal reflekslerin fazlaca yapılmasına yol açar.

Soğuk Algınlığının Yayılması Nasıl Önlenir?

Soğuk algınlığının yayılmasını önlemek için insanların dikkat etmesi gereken konular vardır. Bunlar;

  ->  Para, otobüs tutamaçları, okul sırası gibi çok sayıda kişinin temas ettiği şeylere dokunduktan sonra elin yıkanması ve elin yıkanmada yüze temas ettirilmememesi

  ->  Soğuk algınlığına yakalanan kişilerin mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durması

  ->  Soğuk algınlığına yakalanan kişilerin hapşururken eli ile ağzını ve burnunu perdelemesi

  ->  Dışarından eve gelindiğinde el ve yüzün özenle yıkanması, dışarının mikrobunun mümkün olduğunca eve taşınmaması

  ->  Sınıf, yatakhane gibi çok sayıda kişinin bulunduğu ortamların düzenli olarak havalandırılması

  ->  Soğuk algınlığına yakalanan kişiler ile aynı havlu, çatal, kaşık vs.’nin kullanılmaması

  ->  Toplumun her yaş grubundaki üyelerinin bu konuda bilinçlendirilmesi

Soğuk Algınlığından Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?

  ->  Özellikle kış aylarında soğuktan koruyucu kıyafetler giyilmelidir.

  ->  Vücut direncini yüksek tutmak için C vitamini bakımından zengin besinler tüketilmelidir. (Portakal, limon vb.)

  ->  Vücudu sıcak tutacak pekmez, fındık gibi besinler ihmal edilmemelidir.

  ->  Kişisel temizliğe ve dış ortamlarda insanlarla yakın temasa girmemeye dikkat edilmelidir.

  ->  Soğuk algınlığına yakalanan kişiler ile ortak eşya kullanılmamalıdır.

  ->  Sigara içilmemelidir.

  ->  Özellikle soğuk kış aylarında nane limon gibi şifalı bitki çayları tüketilmelidir.

  ->  Bol su içilmelidir. Su, savunma sistemi başta olmak üzere vücuttaki tüm sistemlerin düzgün biçimde çalışmasını sağlar.

Soğuk Algınlığı Belirtileri Nelerdir?

  ->  Üşüme

  ->  Öksürük ve hapşuruk

  ->  Ateş yükselmesi

  ->  Halsizlik ve uyku isteği

  ->  Boğaz ve baş ağrısı

  ->  Geniz akıntısı

Soğuk Algınlığı Sonucunda Neler Olabilir?

Soğuk algınlığı tipik belirtileri olan ve hastaların yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Ancak tek başına soğuk algınlığı, ilaç tedavisi olmadan bile 1-2 hafta içinde iyileşebilir. Hastalığın daha kötü bir duruma yol açma ihtimali çok düşüktür. Eğer hastanın AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten bir rahatsızlığı varsa durum değişir. Böyle bir durumda soğuk algınlığı hastanın ölümüne bile yol açabilir. Sıkça karşılaşılan bir ihtimal daha vardır. Bu da soğuk algınlığı olan kişilerin vücudunda bakteri çoğalmasıdır. Çoğalan bakteriler orta kulak iltihabı ve farenjit başta olmak üzere pek çok başka rahatsızlığa yol açabilir.

Soğuk Algınlığı Nasıl Tedavi Edilir?

  ->  Öncelikle hastanın bol sıvı tüketmesi gerekir.

  ->  Daha sonra C vitamini bakımından zengin olan portakal suyu ve limonata gibi içecekler tüketilmelidir.

  ->  Hastanın soğuktan korunması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

  ->  Hastanın yaşadığı ortamın sürekli nemli tutulması gerekir. Bunun için oturulan odada büyük bir kap içerisinde kaynamış su bekletilmesi gerekir.

  ->  Hastanın nane limon gibi sıcak bitkisel çaylar tüketmesi de tedaviye destek niteliği taşır.

  ->  Bunlar yeterli olmadığı taktirde hastanın antiviral ve ateş düşürücü ilaçlar kullanması gerekir.

Nane Limon Çayı Nasıl Yapılır?

  ->  Öncelikle bir cezvenin içerisine bir parmak boşluk kalacak şekilde su koyulur.

  ->  Bu suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru nane koyulur.

  ->  Yarım limon da kabuğuyla birlikte dilimlenerek suya atıldıktan sonra cezve ocağa alınır.

  ->  Su kaynamaya başladıktan sonra 4-5 dakika beklenir ve cezve ocaktan alınır.

  ->  Çay soğumadan bardağa alınır. İçerisine bir çay kaşığı şeker koyularak içilebilir.

Bu yazıya puan vermek ister misiniz?

1 Kötü!2 Olmamış3 Eh işte4 İyi yazı5 Harika!
1 kişi oy verdi
Ortalama Puan: 5,00 / 5
Loading...

Etiketler:

Benzer konulara bakmadan önce
Yorum yapmak ister misiniz?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Sayfa başına git